17 Temmuz 2010 Cumartesi


DEĞİŞTİM
Biraz değiştim, Unutamadığım sözlerinin arkasında sıkışıyorum
Bir yanım seni koruyor bir yanım beni
Ben, kendimle savaşıyorum seninle değil
Sonucu, kılıcı kuşanandan belli olan bir savaşın ne kazanabileni nede kaybedeniyim
Sorun değil,
Elbet alışırım
Varlığını istemedğim tüm eksik yanlarına ve çokluğunuda yokluğunuda istemediğim bu iki arada bir derede duyguya, alıştım
Bir yanım bırak diyor
Bir yanım hayır
Tanıdığımı sandığım bana, dahada yakınım artık
Duvarlar anlatırken, öğrendiklerim kendi hakkımda ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda,
Bir yanım memnun oldum diyor
Bir yanım tanıyamadım daha
Samimi değil bir hayli kırıldım, Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime, Gözlerimden tutda ciğerine kadar kırgınım
Aslında ne sana ne onlara, kendime kırgınım
Maziye hiç değil ânâ kırgınım
Anlatamadığım anlayamadığım masalların bana yaptıklarına
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara, beni anlamadığım kelimelerin, her şeyi anlatıyor oluşlarına, kırgınım
Beni ben kırdım oysa
İyi değilim, galiba yoruldum
Keknime kalbimi kanıtlamaktan ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan ve dahası kocaman bir sahada tek başıma koşmaktan YORULDUM
Aslında ne pişmanım nede pes ediyorum
Sadce kendimi kaybetdikçe senide kaybediyorum
Şu kalp denen beni bana sorgulatıyor artık ki seni sorgulamamasını nasıl beklerim?
Toprağa bakan yanım zaten senden ayrı
Sana bakan yanımsa toprakla aynı
Na yaparsan yap gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin

Gözlerim yorgun, dudaklarım hissiz
Dokunulmadan geçe yıllar bana ağır
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların kavuşmaları hep beklentisiz
Söyleyemediklerini söylesende şimdi
Sesine aşina yanım onca sessizlikten sonra artık sağır,
İsteyerek değil, çok çalıştım paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı gitlerine,
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine ve bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen gitmek için, bitmek için sana huzur vermek için çok çalıştım
Daha öncede gitmiştim kendi isteğimle
Anladımki daha önce hiç sevmemişim
Çok çalıştım inan, değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye, her defasında dahada tozlaşan canımı kırmadan yaşatmaya
Tanıştım seninle doğan yanımlada ölen yanımlada tanıştım
Birini yaşatabildim sadece, yaşatıyorumda hala ama diğerinin ölmesinede engel olamıyorum
Yorulmak dinlenmekle geçmiyor an be an çöküyor insanın içindeki güç
Işığı sönüyor hissizleşiyor insan
Ne yormak istedim seni, ne de kendimi
Çok çalıştım, gitmeyede kalmayada
İkiside aynı acı
Daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil.

20 Haziran 2010 Pazar

Her Şey





Her şey bambaşka olabilirdi seninle ..
Mesela hep bir şeyler beklediğimiz
Ve olur olmaz her şeye öfkelendiğimiz
O cahil gençlik çağları yerine
Herhangi bir oyun parkında
Bir dönme dolap üzerinde karşılaşabilirdik
Ben portakalı soyup başucuma koyabilirdim
Ardından bir yalan uydurabilirdim
Sen de bana oyun gereği inanabilirdin ...
Ya da kendini en yalnız hissettiğin anda
Gökten zembille inebilirdim yanıbaşına
Sol avucunda sımsıkı tuttuğun yalnızlığını alıp
Yerine çifte kavrulmuş sevgi kırıntıları sıkıştırabilirdim ...
Belki başka bir gezegende bulurduk birbirimizi
Sen uçan dairenle bana kimsenin gidemediği yerleri gezdirebilirdin
Tek bir dokunuşla beni milyonlarca yıl öncesine de götürebilirdin
Zamanın o monoton akışıyla alay edebilir
Dün, bugün ve yarın kavramlarından alabildiğince uzak
Danslar edebilirdik sarmaş dolaş ...
Seninle ikimiz ;
Tarihin en iyi aşk filminin kahramanları olabilirdik
İnsanlara daha önce hiç görülmemiş
Yaşanılmamış bir aşk seyrettirebilirdik ..
Bunların hepsi minicik ihtimaller zinciriydi
Saçma bulduğunu biliyorum ..
Ama değil
Çünkü dinlediğin tüm bu masallar
Bana seni seviyorum demenden daha gerçekçi . . .

9 Haziran 2010 Çarşamba

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Ne

Ne hissediyorsun, nasıl görüyorsun dünyayı anlıyorum artık ..
Elinde hiçbir şey..beklemekle geçiyor ömrün
Gelecek diyorsun
O da herkes gibi dönecek
Bekliyorsun günlerce
Bir bakmışsın haftalar olmuş..
Aylardır ortada yok
Naz yapıyor diyorsun ama yine ses seda yok
Bir anda gelmeyecek düşüncesi kaplıyor dört bir yanını
Gözlerinden boşalan yaşlar geri getirmiyor onu
Ağlasan da boş...
O mutluluk oyunuyla senin yokluğunu farkedemezken,
Sen yokluğuyla mücadele veriyorsun
Keşke diyorsun..keşke kapıları daha sıkı örtseydim
Hasret rüzgarında savruluyorsun bir kenara
Bıraktığı izler acıyor hala
Derin derin kesmiş içini
İçten içe eritmiş seni
Artık o yok düşüncesini iyice benimsiyorsun
Ve vazgeçiyorsun çaresizce..
Acıtsa da canını anlıyorsun
Gücün yetmez hasretle baş etmeye
Getirmez gideni ne kadar sevsen de . . .


kardelen

Hala

Kızıl bir gül tadında saçların..
Ve gözlerin..
Kahve koyusu o güzel gözlerin..
Akşam üzeri kızıllığında
Hayalini demler ve yudumlarım
Sen.. İlk aşkım
Sen gözümü dünyaya açtığım
Sen uzanıp da yetişemediğim
Kızıllığına karışamadığım..
Tadına varamadığım
Akşam güneşim ...
Sen benim ilk göz ağrım
Yüzüne hasret kaldığım
Çocukluğum, gençliğim, olgun çağım
Nicesini gördüm, yaşadım da
Hala seni bekler, hala seni ararım . . .


tuna sindoma

Böylece

Dünle bugün arasında koca bir ömür var
Bugünle yarın arası ise uçurum
Ben geçmişteyim, senin hayalinde
Sense gelecektesin, korkunç endişeyle
Saatini biraz geri al
Ben de ileri alıyım
Ortada buluşalım ..
Aramızdaki o koca ömür
Ve keskin uçurumlar
Kapansın böylece .

Bir Kere

Bir kere doğarsın hıçkırıklarla
Bir kere seversin doya doya
Bir kere gülersin kahkahalarla
Bir kere yaşarsın "ilk" leri
İlk kez öpersin, ilk kez tutarsın elini
Ve bir de bakmışsın son'lar kapında
Bir bakmışsın her şey yalan olmuş
Gördüklerine anlam veremezsin
Terkedip gitmiştir bir anda
Bir bakmışsın ağlıyorsun
Ellerin boş, dudakların yaşlarla ıslanmış
İnandıklarınla yaşamaya çalışırken bu hayatta,
Umutların, hayallerin yok olur aniden
Ve bir bakmışsın oturuyorsun bir köşede yalnızlıkla . . .